kapsonsuzyagmurluk

Mustafa Kemal Atatürk.

papyonunukaybedenboy:

abiicokkiyiyaa:

kurabiyevekahve:

kumralsamara:

marjinalhatun:

hayallerimicaldilar:

benoyledemedim:

veherzaman:

bu yazı 10 milyonu geçsin ya

her gördüğümde RB.

her gördüğümde mutlaka RB

HALA 10 MİLYON OLMADIMI?

Her zaman rb yapıyorum, 10 milyon rb Atam için az bile

HER GÖRDÜĞÜNÜZDE RB YAPIN

HER GÖRDÜĞÜNÜZDE RB YAPIN.

Rbrbrbrb

Rb yapmaktan hiç bıkmıcam 

Üşünmeden Rb Rb

afrobeniyak

Yakısıklı prens evleneceği kızı hiç gidilmeyen hić bilinmeyen bir memleketten seçmek istiyormuş. Bunu babasına anlatır ve onay aldıktan sonra biner atına düşer yollara. Aylarca yol gider çöller denizler dağlar aşar ve en sonunda çok garip bir köye varır. Köydeki tüm insanlar sağır ve dilsizdir hepsiyle tek tek konuşmaya bu köye neden geldiğini anlatmaya çalışır ama kimse genç prensin ne dediğini anlamadığı gibi hepsi sözleşmiş gibi prense tepedeki evi parmaklarıyla işaret ederler. Prens” herkes o evi gösterdiğine göre oradakiler konuşup duyabiliyorlardır” diye düşünüp tepeye doğru yürümeye başlar. Evin önüne geldiğinde tahta kapıya birkaç defa sertçe vurur, çok geçmeden kapı açılır. İçeriden öylesine güzel ve öylesine muhteşem derecede çekici bir kız çıkar ki prens öylece kala kalır kız” buyrun” demesine rağmen yakışıklı prens şaşkınlıktan kocaman açtığı ağzı ve gözleri ile kızı aşağıdan yukarı doğru süzer ve gözlerinin hizasına geldiğinde şaşkın bakışlarını bozmadan durur. Kız tekrar “buyrun” der tebessüm ederek. Genç prens irkilerek kendine gelir ve “bu amına koyduğumun köyünde birtane bile duyup konuşan yok susuzluktan dilim götüme geldi kimseler anlayıpta bir bardak su vermedi çabuk su getir bana, kafamı sikeyim mal gibi düştüm yollara, neymiş efendim hiç bilinmeyen memleketten kız alacakmışım, beni deli sikmiş haberim yok amk. Sen ülkende onca kızı bırak gel burada dilsizlerden su dilen. Ulan atımada bir haller oldu, son iki haftadır geri geri gitmekten azcık aklım vardı oda götüme kaçtı. Hadi hepsini geçtim yiyeceğim biteli haftalar oldu, ağaç kökü yemekten odun sıçıyorum amk” der ve suyunu içtikten sonra ülkesine dönüp oranın en çirkin kızıyla evlenip geri geri giden atıyla birlikte mutlu mesut yaşarlar.